Bağ Mildiyösü (Plasmopara viticola “ B.et.C” Berlese et de Toni)
Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri
Etmen obligat bir parazittir, ancak canlı bir dokuda beslenir ve
üreyebilir. Bölmesiz hifleri 8-10 mikron çapındadır. Konukçu dokusu içinde
hücreler arasında yayılır ve 4-10 mikron çapındaki küresel emeçlerini hücre
içine göndererek beslenir.
Etmenin eşeysiz üremesi, elipsoid, renksiz 11x14 mikron çapındaki
sporangiumlar ile gerçekleşir. Sporangiumlar, dik açı yaparak dallanan, uçları
çatallı 140-250 mikron uzunluğunda sporangiofor denilen taşıyıcılar üzerinde
bulunurlar ve stomalardan dışarı çıkarak fungal örtüyü oluştururlar.
Sporangiumlar çimlenme özelliklerinden dolayı bir “konidium” gibi
davrandıklarından bunlara konidium adı da verilebilir. Her sporangium 1-10 adet çift
kamçılı 6-8 x 4-5 mikron çapında zoospor oluşturur. Zoosporlar sporangiumu
sporangiofora bağlayan noktanın karşısına denk gelen papilladan veya sporangium
çeperini her hangi bir yerden delip dışarı çıkarlar. Zoosporlar genellikle tek
çekirdeklidir.
Eşeyli üreme, yaz başlarında hif uçlarının uzamasıyla oluşmuş
antheridium ve oogoniumların birleşmesiyle gerçekleşir. Oogoniumun döllenmesi sonucu
20-120 mikron çapında bir oospor meydana gelir. Oosporlar yaprakta veya herhangi bir
dokuda
![]() |
![]() |
![]() |
| Şekil 18. Bağ mildiyösü(Plasmopara viticola) hastalığı ile enfekteli yaprağın üstündeki yağ lekesi ve altındaki fungal örtü | Şekil 19. Bağ mildiyösü(Plasmopara viticola) hastalığı ile enfekteli yaprakta yağ lekesi. | Şekil 20. Bağ mildiyösü(Plasmopara viticola) hastalığı ile enfekteli salkım |
oluşabilirler. Kış koşullarına dayanıklıdırlar. Yaprağın her
mm2’sinde 200 kadar oospor bulunabilir. İlkbaharda oosporlar serbest su
ortamı ve diğer koşulları bulduklarında 2-3 mikron kalınlığında çim borusu
oluşturarak çimlenirler. Çim borusunun ucunda armut biçiminde bir sporangium, onun
içinde ise 30-60 kadar zoospor oluşur. P.viticola kışı yere düşmüş
yapraklarda oospor formunda geçirir. Oosporların çimlenmesi toprak sıcaklığı 10oC
erişir erişmez ve toprak nemli ise gerçekleşir. Sulu ortamda zoosporlar meydana gelir,
yağmur damlaları vasıtasıyla çevreye yayılır. Henüz sürgünler 20-25 cm iken
buralara ulaşırlar. Yaprak yüzeyi ıslak ise bu sporangiumların içinde 30-60 kadar
zoospor oluşur, bunlar sporangiumu terk ederek kamçıları sayesinde suda yüzmeye
başlar. Bir süre sonra kamçılarını atarak çimlenmeye başlar ve çim borusu
oluştururlar. Çim borusu stomaya rastladığında stomadan yaprak dokusu içine girer.
Böylece ilk enfeksiyon başlar (primer enfeksiyon) ,çim borusunun yaprak dokusu içinde
oluşturduğu hifler hücreler arası boşlukta yayılıp hücre içine emeçler
göndererek beslenirler (yağ lekelerinin oluşumu). Koşulların uygun olması halinde
(yüksek nem, yağış) lekelerin altında fungal örtü meydana gelir. Bu örtü içinde
yer alan sporangiumlar rüzgar ve yağmur aracılığıyla başka yaprakların üzerine
taşınır. Yapraklar ıslak olduğunda sporangiumlar zoospor oluştururlar, bunlarda
yapraklarda yeni enfeksiyonlar yaratırlar (sekonder enfeksiyon). Koşullar uygun olduğu
sürece bu durum yaz boyunca devam eder, mevsim sonuna doğru sporangium oluşumu
yavaşlar, bunların yerine kışlık sporların üretimi başlar. Yaprak yüzeyine
ulaşan sporangiumların çimlenmesi de sıcaklığa bağlıdır. Çimlenme 20-27oC
arasında 1 saattir. Yaprağın alt yüzeyi enfeksiyon için daha uygundur. Çünkü daha
çok stoma bulunur, ayrıca su damlaları buralarda daha iyi tutunurlar ve kurumadan daha
uzun süre kalırlar.
Etmenin inkübasyon süresi yaprak yaşı, çeşit, hava nemi gibi
faktörler yanında çevre sıcaklığı ile direkt ilişkilidir. Genel olarak belirli bir
seviyeye kadar sıcaklık arttıkça inkubasyon süresi kısalır. Bu süre 15oC’de
8-9 gün, 20oC’de 5 gün, 25oC’de 4 gündür. Hava sıcaklığı
30oC’yi aştığında fungus ölür. 6oC’ın altında ise yaşam
fonksiyonlarını durdurur. Optimal koşullarda çimlenme ile penetrasyon arasındaki
süre 90 dakikadan azdır. Sporangiumlar genellikle gece oluştuklarından enfeksiyonlar
sabah erken saatlerde meydana gelir. Epidemilerin oluşumunda tayin edici faktör
yağmurdur. Sıcaklık yalnızca hastalığın oluşumunu hızlandırır veya geciktirir.
Mildiyö hastalığı, sürgünler henüz 25 cm iken görülmeye
başlar. Yaprağın üst kısımlarında hafif yağ lekeleri meydana gelir(Şekil 18 ve
19). Bu yağ lekeleri sarımtırak renklidir, altında beyaz renkli bir fungal örtü
oluşur (Şekil 18), lekeler büyüdükçe ortaları kızarır ve dökülür. Enfekteli
yapraklar tane enfeksiyonları açısından önemli inokulum kaynağıdır. Sürgünler
üzerinde eliptik lekeler meydana gelir. Hastalık şiddetli ise sürgün kurur. Çiçek
salkımlarında da görülebilir. Çiçekler adeta fungusla örtülür, kısa zamanda
kahverengiye dönüşüp kuruyup dökülür. Taneler küçük iken çok duyarlıdır,
olgunlaştıkça duyarlılık azalır. Enfekteli taneler beyaz çeşitlerde mat grimsi
yeşil, siyah çeşitlerde pembemsi kırmızıya döner(Şekil 20). Mildiyö hastalığı
asmanın tüm yeşil kısımlarını ve doğrudan ürünü etkilediği için ekonomik
önemi büyüktür.
Mücadelesi
Kültürel Önlemler
Bağın altı temiz tutulmalı, yere düşen enfekteli yapraklar toprak işlemesi yapılarak derine gömülmelidir. Bağ gereğinden fazla sulanmamalıdır.
Kimyasal Mücadele
Bağ mildiyösü hastalığında kimyasal mücadele programı tahmin
ve uyarı sistemine göre oluşturulur. (Bu sistem örnekleme metotları bölümünde
detaylı olarak açıklanmıştır).
Birinci ilaçlama, kışlık sporlarla tahmini bulaşmadan sonra ve
yazlık sporların ortaya çıkmasından önce (ilk yağ lekeleri görülmeden) yapılır.
İkinci ve diğer ilaçlamalar, kullanılan preparatın etki süresi
aşıldıkça, duyarlı organlar üzerinde en az iki saati bulan ıslaklıktan itibaren
“Aktif Sıcaklıklar Toplamı” dikkate alınarak yapılmalıdır.
Kimyasal mücadelede kullanılacak ilaçlar Çizelge 2’ de yer almaktadır.