ÖNSÖZ
Kiraz, Ülkemiz ekonomisi ve halkımızın beslenmesi için önemli bir meyvedir. Türkiye’de toplam 8.3 milyon adet kiraz ağacı bulunmakta ve yılda 215 000 ton ürün elde edilmektedir. Bunun yaklaşık 17.800 tonu yurtdışına ihraç edilmekte ve yılda yaklaşık 28.3 milyon dolar gelir elde edilmektedir. Kiraz Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri başta olmak üzere, Ülkemizin hemen hemen bütün bölgelerinde yetiştirilmektedir. Organik kiraz üretimi de hızla yaygınlaşmaktadır.
Bu kadar geniş alanlarda yetiştiriciliği yapılan, iç tüketim ve ihracatımız için önemli olan kiraz ağaçlarında, tek başına veya birlikte zarar yapan pek çok hastalık, zararlı ve yabancı ot türü bulunmaktadır. Bunların en önemlileri; Kiraz sineği, Elma yaprak bükeni, Tomurcuk tırtılları, Akarlar(Kırmızı örümcekler), Monilya(Mumya) hastalığı ve Yaprak lekesi hastalığıdır.
Daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için kiraz ağaçlarındaki hastalıklar, zararlılar ve yabancı otlarla mücadele büyük önem arz etmek-tedir. Geçmiş yıllarda, hastalık ve zararlılar tek tek ele alınarak mücadele yapılmış ve çoğunlukla kimyasal mücadele yöntemi uygulanmıştır. Bunun sonucu olarak kiraz bahçelerinde, fazla miktarda ilaç kullanılmıştır. Fazla miktarda ilaç kullanılması sonucu; doğal denge bozulmuş, insan sağlığı olumsuz yönde etkilenmiş, çevre kirliliği meydana gelmiş, memeli hayvan-lar, arılar, balıklar, av hayvanları ve kuşlar zarar görmüştür. Kimyasal ilaçların bu olumsuz etkilerini azaltmak için hastalık, zararlı ve yabancı otlarla, ekonomik ve ekolojik bir mücadele yapılması gerekmektedir. İşte bu amaçla 1996 yılında, Kiraz Bahçelerinde Entegre Mücadele Araştırma, Uygulama ve Eğitim Projesi yürürlüğe konulmuştur.
Günümüzde insan sağlığının, çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması ön plana çıkmıştır. Bu nedenle zararlılarla mücadelenin, agroekosistem ve sürdürülebilir tarımsal üretimin dikkate alınarak yapılması, bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu da ancak, Biyolojik mücadele başta olmak üzere, kimyasal mücadeleye alternatif yöntemler ve Entegre mücadele uygulamak suretiyle sağlanabilir.
Entegre mücadele; insan sağlığı, çevre ve doğal dengeyi dikkate alan, Sürdürülebilir bir mücadele sistemidir. Bu nedenle, "Entegre Ürün Yönetimi" ve "Sürdürülebilir Tarımsal Üretimin" temelini oluşturur.
Ülkemizde, Entegre mücadele ile ilgili temel araştırmalar, 1970 yılında başlamıştır. 1994 Yılına kadar pamuk, elma, fındık, buğday, turunçgiller, mısır, patates, örtü altında yetiştirilen sebzeler, zeytin, kiraz, antepfıstığı ve bağ gibi önemli ürünlerde, Entegre mücadele projeleri yürütülmüştür. Ancak bunların hepsi, araştırma ağırlıklı çalışmalardır.
Ankara'da, 11-13 Ekim 1994 tarihlerinde yapılan bir toplantıda; Entegre mücadele çalışmaları yeniden masaya yatırılmış ve 1995 yılından sonra yürütülen Entegre mücadele projeleri, araştırma ağırlıklı olmaktan çıkartılarak, uygulama ağırlıklı hale getirilmiştir. Bu toplantıda, "Entegre Mücadele Araştırma, Uygulama, Eğitim ve Tanıtım Politikası, Stratejisi ve Öncelikleri" gözden geçirilerek yeniden belirlenmiştir. Belirlenen politika ve stratejiye uygun olarak, 1995 yılından itibaren buğday, mısır, pamuk, patates, nohut, mercimek, örtü altında yetiştirilen sebzeler, elma, turunçgil, fındık, zeytin, kiraz, antepfıstığı ve bağ olmak üzere toplam 15 önemli üründe, Entegre Mücadele Araştırma, Uygulama ve Eğitim Projeleri yürürlüğe konulmuştur. Bu projeler, pilot olarak seçilen illerde, programlar halinde uygulanmakta ve hızla Türkiye geneline yaygınlaş-tırılmaktadır.
Diğer taraftan FAO/UNDP tarafından desteklenen ve 1994-1996 yıllarında başarılı bir şekilde yürütülmüş olan "Türkiye'de Entegre Zararlı Yönetimi İçin Ulusal Bir Ağın Kurulması" isimli proje çerçevesinde, Entegre mücadele uygulanan her ürün için, TAGEM ve KKGM ile Araştırma Enstitüleri, Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri, Üniversiteler, Özel sektör, Sivil toplum örgütleri, Çiftçi birlikleri ve çiftçileri kapsayacak şekilde, birer "Entegre Mücadele Organizasyon Şeması" ile "Teknik İşbirliği ve Koordinasyon Ağı (Networkü)" oluşturulmuştur.
Entegre mücadele projeleri, hedef kitle olan çiftçiler için hazırlanmış olup; araştırıcı, yayımcı ve çiftçilerin işbirliği ile uygulanmaktadır. Entegre mücadele uygulamaları, önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaştırılacaktır. Bunun için, çiftçi eğitimine daha çok önem verilecektir. Ayrıca Entegre mücadelenin; ilaç firmaları başta olmak üzere özel kuruluşlara, sivil toplum örgütlerine, kamuoyuna ve tüketicilere tanıtılması konusunda daha çok çaba harcanacaktır.
Entegre mücadele programlarının uygulanmasında esas alınmak üzere, her önemli ürün için, birer Entegre Mücadele Teknik Talimatı hazırlanarak, yürürlüğe konulmuştur. Bu talimatlar, ilk aşamada Entegre mücadele programlarının yürütüldüğü yerlerde kullanılacak, daha sonraki yıllarda ise kademeli olarak, normal "Zirai Mücadele Teknik Talimatları"nın yerini alacaktır. Entegre mücadele talimatlarında; biyolojik mücadele, biyoteknik yöntemler, dayanıklı çeşitler, biyogenetik mücadele, mekanik ve fiziksel mücadele ile kültürel tedbirler gibi, kimyasal mücadeleye alternatif yöntemlere öncelik verilmektedir.
Alternatif mücadele yöntemleri ile kontrol altına alınabilen hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı, kimyasal mücadele tavsiye edilmemektedir. Şayet kimyasal mücadele yapılması zorunlu ise; doğal düşmanlara, insanlara ve çevreye yan etkisi düşük olan, çevre dostu ve spesifik ilaçlar önerilmektedir. Bu durumda, ilaçların etkili en düşük dozda ve doğal düşmanların en az zarar göreceği zamanlarda kullanılması, ilaçlamaların uygun alet ve ilaçlama tekniği kullanılarak yapılması esas alınmaktadır. Bu talimatlarda, uluslararası kriterlere göre seçilen ve Entegre Mücadele Programları için uygun olan ilaçlar tavsiye edilmekte, mecbur kalmadıkça riski yüksek olan ilaçlara yer verilmemektedir.
Hastalıklar, zararlılar ve yabancı otların renkli fotoğraflarla tanıtıldığı Entegre Mücadele Teknik Talimatları, her önemli ürün için ayrı kitaplar halinde bastırılarak; araştırıcı, yayımcı, eğitimci ve çiftçilerin hizmetine sunulmaktadır. Turunçgil, Elma, Bağ, Pamuk, Patates, Nohut, Zeytin ve Şeftali Entegre Mücadele Teknik Talimatları bastırılarak dağıtımı yapılmıştır. Kiraz Bahçelerinde Entegre Mücadele Teknik Talimatı, bu konuda basılan dokuzuncu kitap olacaktır. Bu talimatı, diğer ürünlerle ilgili talimatların basımı takip edecektir.
Kiraz Bahçelerinde Entegre Mücadele Teknik Talimatı sayesinde, en uygun yöntem ve teknikler kullanılmak suretiyle, kiraz ağaçlarındaki hastalık, zararlı ve yabancı otlar ile Entegre mücadele yapılması sağlanmış olacaktır. Bu Talimat, kiraz üreticileri, kiraz üzerinde çalışan yöneticiler, araştırıcılar ve yayımcılar için yol gösterici bir rehber, Üniversite öğrencileri için de bir kaynak kitap niteliği taşımaktadır.
Kiraz Bahçelerinde Entegre Mücadele Teknik Talimatının hazırlanmasında emeği geçen veya görüşleriyle katkıda bulunan, son şeklini vererek basıma hazır hale getiren ve kitap halinde basılmasını sağlayan herkese teşekkür ederim. Bu Talimatın Ülkemiz tarımına, kiraz üreticilerine ve konuyla ilgili olan bütün kişi ve kuruluşlara yararlı olmasını temenni ederim.
Prof.Dr. Hüsnü Yusuf GÖKALP
Bakan